11 Mayıs 2013 Cumartesi

Güne çok neşeli başladım  İki gündür yalnızdım. İki gün önce bir yıl yaşlanmıştım. En son neredeyse tamamını tek başıma yiyeceğim pastanın boş kutusunu çöpe atarken ağlamıştım. Önceki öğleden sonramı liseli serseriler gibi balkonda sigara içip dedikodu yaparak harcamıştım. Gece vicdan azabından ağlamayacak kadar ders çalışmış, sonra yine fanfic deryalarında bir sandal olup, yalnızlığıma sevinerek donla yatmıştım.

Balkonda tek başıma kahvaltı yaptım. Yulaf ezmesi, sade kahve. Sonra bir kahve daha alıp, bir sigara daha yakıp neşe içerisinde Dr. Who'nun yeni bölümünün gelmiş olduğunu fark ettim. Bir önceki gece Lucky dinleyip ağlamamışım gibi neşeliydim. Demek ki en son boş kutulara ağlamamışım. Sanırım sandığımdan daha mutsuzum. Sena da öyle dedi zaten telefonda. Ortada mutsuz olmamı gerektirecek pek bir neden görmüyor olmalı ki, b12 ve demir değerlerime baktırmamı tavsiye etti.

Domuz gibi yiyorum. Daha iki ay önce kilolu insanlara sinirlenmiş, kendilerini kontrol edemiyorlarsa bunun acısını da çekmeleri gerektiğini falan ima etmiştim.

23 yaşımdan aldığım iki gün ve son bir ayda aldığım üç kilo ile, yetişmeyi planladığım servisten tam iki sonraki servisi yakaladığımda kafamdan geçen bunlar değildi.Geçmişi anlatmak çok anlamsız. Kafamdan geçenler kaçıp gidiyor, ben geçip gitmiş şeylerden bahsediyorum. Kafamdan çok kıymetli şeyler geçtiğinden değil. Şu an kafamda sadece yemek yemek ve uyumak var. Hiç kıymetli değilim. Hiç özel değilim. İnsanların karınlarını ağrıtmak istiyorum, ama ona da pek halim yok. Biraz uyusam. Biraz mutlu olsam.

1442013
aylar değişiyor.bizler de değişiyoruz. çekirdekte bir yerler sabit kalıyor.

Hiç yorum yok: