
Bu işler bu noktalara nasıl geldi hiç bilmiyorum.
İki ay önce, ayakları prangalı, turuncu tulumlu, ‘98 doğumlu bir çocuğun yargılanacağı bir duruşmada olacağımı tahmin edemezdim.
Veya ticaret davalarıyla tek ilgim Bluth Company davası iken, defterime salak salak şeyler karaladığım bir ticaret duruşmasında hakimin aniden MISS REYYAN PLEASE STAND UP diyip beni ayağa dikeceğini de tahmin edemezdim. Ama böyle şeyler oluyor. 4 yılda hukuk okunabileceğini aklı almayan amerikalı bir hakim tarafından, hafta sonu başkentteki en baba hakimlerin katılacağı softball maçına davet edilebiliyorum. Adam diyor ki , “J-Young, softball oynayabilen hukukçuya ihtiyacımız var.” Bense gerizekalı olduğum için koca hakime “Ben top görünce kaçarım, aradığınız adam değilim.” diyorum.
Hakimin duruşmanın ortasında beni ayağa diktiği sahneye dönecek olursak, davası görülmekte olan çok havalı birtakım şirketlerin çok havalı birtakım yönetim kurulu üyeleri, ve onların çok havalı avukatları, hepsi birden dönüp bana bakıyor. Sonra hakim tüm salona beni tanıtıyor, ve “BUNLARIN MEMLEKETTE LİSEDEN SONRA DİREK HUKUĞA GİDİLİYORMUŞ HIAAMINA” diyor. Tüm salon bana garip garip sırıttıktan sonra, hakim bana teşekkür ediyor. Olaydan 10 dakika sonra davanın devamını jüri locasında izlemeye davet ediliyorum.
Koca bir okyanusu aştıktan sonra tüm günümü yine adliyelerde yemiş olarak eve dönüyorum. Neden böyle bir insan oldum bilmiyorum. Ulan o kadar masraf edip buraya gelemeye ne gerek vardı, davaysa dava, adliyeyse adliye. Ama burdaki davalar çok havalı allahiçin. Your honourlar, objectionlar havada uçuşuyor. Ankara adliyesindeki hakim odalarında tozlu dosya, suyu dibine akıp parkeleri sarartmış saksı bitkisi ve dibi kurumuş çay bardakları varken, adımın J-Young olduğuna inanan Judge Fields’ın odasını amerikan futbolu kaskı koleksiyonu süslüyor.
Suçlulara gelecek olursak, turuncu tulumları ve prangalarının altında bildiğin tek bantlı lastik tuvalet terliği giymeleri dışında filmlerdekinin aynılar, bu konuda herkes sakin olabilir. Erkekler burada da içip içip karılarını döğüyorlar. Kadınlar ot bulundurmaktan geliyorlar. Çocuklarsa okula silah soktukları için yargılanıyorlar. Galiba manyak bu amerikalılar. Tam emin değilim. Hakimse elemanları hapse yollamak yerine basıyor probation’ı, basıyor community service’ı Probation nedir Misfits’ten öğrenen bense oturduğum yerden ASBO SHITHEADLER sizi diyorum. Hakim Wal Mart’tan içki çalarken yakalanan kıza “2012 YILINDAYIZ AMK HER YERDE KAMERA VAR SEN NE BOK YEMEYE İÇKİ ÇALIYON” diyor, sonra da bir yıl boyunca ülke genelinde tüm Wal Mart’lara girmesini yasaklıyor.
Adliyelerde takılınca, macera dolu amerika lan galiba.
Baton Rouge Hapishane Kampüsü (Bilkentten güzel amk)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder