En son ne zaman bir kitabın son satırını okuyup kitabı bir kenara bırakıp ağladığımı hatırlamıyordum. Güzel trajediler kurgulamaktan ve bunlara kafamızda hayat verip ağlamaktan neden keyif alıyoruz bilmiyorum. Demek ki trajedilerde güzellik bulmayı seven canlılarız. Metaforlar kurmaya bayılıyoruz. Kitaplıkları ve sinema salonlarını kurgularla dolduruyoruz.
Ne yapalım, öyleyiz.
Bugün sırf evde durmamak için evden çıktım. Geçen yıl sırf evde durmamak için evden çıksaydım en sonunda kendimi çok da sevmediğim birine telefon etmiş, onunla çok da oturmak istemediğim bir yerde kahve içiyor halde bulacaktım. Bugünse, çok da nefret etmediğim bir grup arkadaşımla çok da lezzetli olmayan kahveler içip çok da komik olmayan şakalara güldüm. Olaylara farklı yaklaşmaya başladığım için kendimle neredeyse gurur duyuyordum.
Bugün sırf eve dönmemek için, ellerim çatlayana kadar soğukta yürüdüm. Tek başına kitap alışverişi yapan bir kız ne kadar sevimliyse o kadar sevimliydim. Tüm günü kağıt üzerinde kurgulasaydım her şey çok daha sevimli olabilirdi. Gerçekteyse burnumu çeke çeke üç gün önce zaten incelemiş olduğum rafları sırf vakit geçsin diye baştan inceledim. Sırf kitapçıları ısınmak ve vakit öldürmek için kullanarak edebiyata ve sermayeye terbiyesizlik etmiş olmamak için bir kitap satın aldım. Artık yalnızlığı eskisi gibi tolere edemiyorum, etmek istemiyorum da.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder