O kadar mutsuz olmamam lazım. Bu kadar endişe duymamam lazım. Planlarım gerçekleşti ve ilahi kahkahalar duymadım. Aslında yapmış olmam gereken planları yapmadığım için kimseyi suçlamak istemiyorum. Kendim dahil. O yüzden biraz daha gülüp, biraz daha uyuyup evraklar toplamaya başlıyorum.
Bundan iki gün önce annemle alışverişteyiz. Avrupanın sandığımdan çok daha yaşanabilir bir yer olduğuna karar vermemin üzerinden bir aya yakın zaman geçmiş. Zaman çok hızlı geçiyor. İki yıl önce hevesle baktığım ceketler ve gömleklere şu an ihtiyacım olduğu için bakıyorum ve tekine bile para veresim gelmiyor. Gözüm kazaklara gidiyor, hırkalara ve postallarımla güzel gideceğini düşündüğüm kot pantolonlara. Sonra annemin zoruyla bir etek-ceket deniyorum. Üzerimi değiştirmek için kabine ikinci girişimde ağladım ağlayacağım. 22 yaşındayım ve ne ara bu kadar büyümüş olmam gerektiğini bilmiyorum. İcra dosyalarını oduncu gömlek giyerek taşıyamayacağımı biliyorum. Küçük gösteriyorum. Kendimi bildim bileli küçük gösteriyorum. Ve o an aynanın karşısında üzerimde siyah kalem etek ve bordo kumaş ceketimle, büyük taklidi yapan bir küçük gibi hissediyorum.
Bütün dünyanın Miley Cyrus'un poposunu ve oldukça düşük özsaygısını tartışmaya başladığı gecenin sabahında internet tarayayıcımda yanyana sekmelerde avukatlık kanunu, staj yönetmeliği, genç profesyoneller için giyim önerileri açık durumda. Toplamam gereken belgelerin listesini not defterime geçirmeye çalışıyorum. Listenin yarısında sıkılıyorum, avuç içlerim terliyor, komik giflerle dolu olacağını umduğum tumblr anasayfasını açıyorum.
Belli ki her şey bir yere varacak. Hayatımın nereye varacağını bilmediğim bir kısmına başlayacağım, ama önce elde etmek için son dört senemi harcadığım diploma adlı kağıdın noter onaylı örneklerini almam lazım. Adli sicilimin temiz olduğunu ispatlamam, avukatlık yapmamı engelleyecek bir akıl hastalığım olmadığını ispatlamam lazım. Sonra hayatım istediği yere varabilir. Durup izleyeceğim hepsi o kadar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder